Posts Tagged ‘hazreti’

Hazreti-i Süde bint-i Zem-a

Written by sahra on Haziran 14th, 2008

Selamun aleykum.İsmi Sude idi. Babası Zem’a İbni Kays, annesi ise Şemmus bint-i Kays idi. İlk evliliği

Kendi amcazadesi Kekran Ibn-i amr ile evlenmişti. Sekran Habeşistan’dan Mekke’ye geldiği zaman Hz.Sude de onun yanında idi. Her ikisininde İslama intisabları aynı zamanda olmuştu. Sekran’ın Mekkede vefatından sonra, iddet müddetinin sona ermesini müteakip Resulullah haber gönderip nikahlanma isteğini ilettiler. Hz. Sude’nin ilk kocasından Abdurrahman isimli bir oğlu olup, Cilevla savaşında şehit olmuştu.

Zatı Saadetleriyle Evliliği

Hz.Sude, Hz.Hatice’den sonra Resulullah’ın evlendiği ilk hatun idi. Bu sıralar Hz.Hatice’nin vefatı nedeniyle Peygamberimiz pek üzgün idiler, yalmnızlık çekmekteydiler. Hz.Osman Ibn-i Mazun’un karısı Hz.Hule kendilerine:
-Ya Resulullah, yeniden evlenmezmisiniz? diye sorar. Resulullah bu sorusunu nazari itibare alınca, durum Hz.Sude’ye ilewtildi, o da memnuniyetle kabul ederek.
- Fakat usulü gereğince birde babama sorayım, dedi.
Kısa zamanda bütün hazırlıklar tamamlandı, 400 dirhem mukabilinde Zatı Risaletpenahileriyle nikahlandı.

Resulullah’ın vefatından sonra evden hiç çıkmadı.

Ahlak ve Adetleri

Hz.Ömer Ibn-i Hattab r.a., bir kese içinde Hz.sude’ye para göndermişti. Hz. Sude:
- Bu da ne? buyurdular.
- Paradır.
- Hurma gibi keseye mi girdi para? dedi ve hepsini hemen orada ihtiyaç sahiplerine dağıttı.

Hz.Ayşe r.a. buyuruyor:
- Ben hiç kıskanması olmayan kadın görmedim, yalnız Hz.Sude de kıskançlıktan eser yoktu. Sude kadar da hiç bir kadını kendime bu kadar yakın hissetmedim. Zannederimki, onunla benim ruhumuz iki ayrı vucudda bulunan bir tek ruh gibidir.

Hz.Sude çabuk kızardı. Bazen en ufak şeye bile kızar, gücenirdi. Fakat aynı zamanda latifeden de hoşlanırdı. Çok kere Resulullahı güldürecek sözler söylerdi. Bir ara Zatı Risaletpenahilerine:
- Dün akşam ben sizin arkanızda namaz kılıyordum. siz ruku’da o kadar geciktiniz ki, ben burnumdan kan geliyor zannettim, bunun için de kan dökülmesin diye burnumu tutmak zorunda kaldım.
Bunu duyan Zatı Saadetleri gülümsediler.

Vefatı

Hz.Sude Hz.Ömer r.a.’ın hilafetinin son yıllarına doğru vefat eder.
Bir gün Resulullah huzurunda mubarek zevceleri sorar:
- Ya Resulullah, bizden hangimiz en evvel size kavuşur, dersiniz?
Resulullah buyururlar:
- Hanginizin eli en büyük ise…
Bunun için Resulullah’ın vefatından sonra hatunlar ellerini ölçer, Hz.Sude’nin eli hepsinden büyük çıkar. Fakat aralarında ilk önce Hz.Zeynep vefat edince mesele anlaşılır. Eli büyükden maksat çok sadaka ve hayrat veren, eli açık olan demekmiş. Aralarında bu vasfı en çok taşıyan Hz.Zeynep idi.
——————————————————————————–

KAYNAK:
1) Kadın Sahabiler, Mevlana Niyaz, Tercüme: Prof Ali Genceli, Toker Yayınları
2) Sahihi Buhari

:rolleyes::rolleyes::rolleyes:

Kaynak: sabah. >>

Hazreti-i Fatima,nin Faziletleri..!!!

Written by sahra on Mayıs 31st, 2008
Selamun aleykum.
Her varlığın iki yönü vardır. Bir zahiri yönü; yani herkesçe görülebilen, gözlemlenebilen yönü, bir de gözlerden gizli kalan yönü. Peygamberler, masum imamlar ve diğer ilahi insanların gerçek makamları onların herkesçe görünen, bilinen yönlerinde değil, ALLAH (c.c.)la olan ilişkilerinde tecelli eden kişiliklerindedir. İlahi şahsiyetleri sırf insanlarla olan ilişkilerinde müşahede edilen yönleriyle değerlendirmek, okyanusun derinliklerini araştırmadan onu kıyıdan görünen dalgalarıyla tanımaya benzer; oysa bu basit bir tanımadan öte bir şey değildir.

İlahi şahsiyetlerin varlık okyanuslarını tanıyabilmek için ilahi yardıma ihtiyaç vardır. İlahi yardım sayesinde insan, ilahi nurları görebilecek bir göze, manevi makamları anlayabilecek bir kalbe sahip olur. Bu ilk aşamadır. İkinci aşamada ise, insan ilahi elçiler tarafından gelen bilgiye muhtaçtır.

Hz. Fatımanın (s.a) geceleri ibadetle geçirdiğini tarihte okumak mümkündür. Ama bu amelin ALLAH (c.c.) katındaki gerçek değerini, Peygamberden (s.a.a) öğrenmek gerekir. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Kızım Fatıma (s.a) geçmiş gelecek bütün kadınlardan üstündür. O vücudumun bir parçasıdır, gözümün nuru ve kalbimin meyvesidir. O benim ruhumdur. O insanlardan olan bir huridir. Rabbinin huzurunda ibadete durduğunda yıldızların yer ehli için parladığı gibi, onun nuru da gökteki melekler için parlar ve ALLAH (c.c.) Teala meleklerine şöyle hitap eder. Ey melekler, bakın benim cariyem (kulum) Fatımaya; o benim huzurumda durmuştur, korkudan titriyor; kalbiyle benim ibadetime yönelmiştir. Sizleri şahit kılıyorum ki, ben onun takipçilerini ateşten koruyacağım. [Bihar-ül Envar, c.28, s.37 ]

Hz. Fatımanın (s.a) konuşma ve davranışlarında Peygambere (s.a.a) en çok benzeyen kişi olduğunu tarihten öğrenmek mümkündür; ama onun bütün istek ve arzularında, düşünce ve hareketlerinde rızası ALLAH (c.c.)ın rızası, gazabı ALLAH (c.c.)ın gazabı olacak bir makama eriştiğini, yani masum olduğunu Peygamberden (s.a.a) öğrenmek gerekir.

Elbette Hz. Fatımanın (s.a) masum oluşunda şüphe yoktur. Şüphecilerin imamı olarak tanınan Fahr-i Razi bile, Hz. Fatımanın (s.a) masum oluşunda şüphe yoktur demiştir. Evet, Hz. Fatımanın (s.a) birtakım faziletlerini öğrenmek mümkündür ama; onun ALLAH (c.c.) katındaki makamını bilmek zordur. Bu eserde Hz. Fatımayla (s.a) ilgili hadisler çeşitli bölümlere tasnif edilerek tercümeleriyle sunulmuştur. Umudumuz şu ki, özellikle Ehl-i Sünnet kaynaklarından toplanan bu hadisleri okumakla mümin kardeşler Ehl-i Beyti daha iyi tanımaya muvaffak olurlar.

div>

Kaynak: sabah. >>

Peygamberimizin Hanimlara Tavsiyesi…

Written by sahra on Mayıs 21st, 2008
Hz. Huseyin (r.a) henuz sut emmekte iken hastalanmis ve sabaha kadar uyumamisti… Sabaha dogru biraz uyur gibi olmus, Hz.Fatima Validemiz de vakitten istifade ederek sabah namazini kilip yatmislardi.
Mescid-i Serifte sabah namazini kildiran Rasulu Ekrem Efendimiz,adeti uzere kizi Fatima’nin saadetli evine tesrif etmislerdi. Hazreti Fatima’yi uyur vaziyette gorunce; onu sabah namazini kilmadan yattigini sanarak:

-Ey kizim Fatima, Peygamber kiziyim diye sakin namazi terketme! Beni hak Peygamber olarak gonderen Allah’a yemin ederim ki, namazi vaktinde kilmadikca
Cennete girecegini zannetme, buyurmuslar ve namazini hic bir suretle ihmal edilemiyecegini beyan buyurmuslardir.
Ondan sonra Hz.Fatima:

-Canim babacigim, sabaha kadar uyumadim.. Sabah namazini kilip da yattim.. Deyince,
Peygamber Efendimiz:

-Mujdeler olsun sana ey kizim Fatima, Ahirette boyle sikintilar gormeyeceksin,buyurdular..:rolleyes:

Kaynak: amina >>

Ahiretin Zengini Olmak

Written by sahra on Ocak 11th, 2008

Efendimizin (sav) güzel kokusuHz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem güzel kokuyu çok severdi. Her hangi biri, güzel kokulu bir şeyi hediye gönderdiğinde hiç bir zaman geri çevirmezdi.

Sahabe-i Kiram efendilerimiz radiyallahu anhum şöyle diyorlardı:
“Allah Resulü, hangi sokaktan geçse, orası güzel kokuyla dolardı.” (Tirmizi)

Efendimizin konuşması ve gülümsemesi

Hz. Peygamber (sav)’in konuşması; son derece tatlı ve gönül okşayıcı idi. Tane tane konuşur, her cümlesini dinleyenler tarafından anlaşılması için ayrı ayrı kurgulardı. Vurgulamak istediği bir sözü, üçer kez söyleme adeti vardı. Konuşma sırasında, çoğunlukla gözlerini gökyüzüne çevirirdi. Sesi yüksekti.

Hz. Hatice annemizin önceki kocasından Hind adında bir oğlu vardı. Çok güzel bir üslupta konuşurdu. Bir şeyi gözler önünde canlandırırcasına anlatırdı.

Hz. Hasan bir gün ona: “Hazreti peygamber (sav) nasıl konuşurdu?” diye sorunca, şöyle cevap verdi: “Hz. Peygamber (sav) daima düşünen bir insan olarak görülürdü. Çoğu kez sessiz durur, hiçbir zaman gereksiz yere konuşmazdı. Her cümleyi ayrı ve net söylerdi. Eliyle işaret ederken bütün elini kaldırır, bir şeye hayret ettiğinde avucunun içini çevirir, konuşma sırasında bazen elini elinin üstüne vurur, bazen keyiflenir, sevindiğinde gözlerini yere çevirirdi. Çok az güler, güleceği zaman tebessüm ederdi. İşte bu onun gülmesi idi.” (Tirmizi)

Abdullah b. Haris şöyle demiştir: “Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den daha çok tebessüm eden bir kimseyi görmedim.”

Bilindiği gibi tebessüm sessiz olarak gülümsemek anlamına gelir.

Peygamberimiz’in (sav) cömertliği

Hz. Peygamber (sav)’in cömertliği, karakterinin ayrılmaz bir parçasıydı. Cömertlik hususunda Hazreti Peygamber gibisi yoktur. Nitekim, İbni Abbas (ra) şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sav) insanların, en cömerdi idi. Özellikle ramazan aylarında daha cömert olurdu. (Buhari)

Abdullah bin Ömer de şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sav)’den daha cömert birini görmedim!”

Peygamberimiz de cömertliğin her türlüsü; Allah yolunda, Allah’ın dinini açıklamak, Allah’ın kullarını doğru yola sevketmek, (ademoğlunun) açlarını doyurmak, cahillerini öğütlemek, haceti olanların hacetini görmek, yararlanacakları, her türlü yararlandırmak ve ağırlıklarına tahammül etmek gibi ilim, mal ve nefis cömertliğinin hepsi kendisinde mevcud idi.

Ebu Zer radiyallahu anh şöyle anlatmıştır: Hz. Peygamber (sav)’le beraber Medine’de taşlık yerde dolaşıyorduk. Karşımıza Uhud dağının geldiği bir yerde:

“Ebu Zer!” dedi. “Buyur Ya Resulallah!” dedim. Şöyle buyurdu: “Şu Uhud dağı kadar altınım olsa, borcumu ödemek için ayırttığımdan gerisini üç gün geçmeden, Allah’ın (fakir) kullarına böyle, böyle, böyle dağıtırım.” dedi ve bunu derken de sağma, soluna ve arkasına işaret ediyordu. Biraz yürüdükten sonra da şöyle buyurdu: “Bu dünyada zengin olanlar kıyamet gününde fakirlerdir.” Sağına, soluna ve arkasına işaret ederek: “Ancak böyle, böyle, böyle (fakirlere ve hayır yerlere) infak edenler, ahirette de zenginlerdir. Onlar da çok azdır.” buyurdu. (Buhari, Müslim)

Peygamberimizden bir şey istenildi mi, asla “Yok!” demezdi. Bir gün birkaç Ensarî Hz. Peygamber (sav)’den bir şeyler istemişti. Hz. Peygamber (sav) de verdi. Tekrar istediler. Hz. Peygamber (sav) tekrar verdi. Hz. Peygamber (sav) para bitinceye kadar vermeye devam etti. Ama onlardan biri buna rağmen gelip yine bir şeyler istedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav): “Bende bir şeyler kalmış olsaydı, onu senden esirgeyerek yanımda tutmazdım.” buyurdu. (Buhari)

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bunun gibi güzel huyları pek çoktur. Her müslümanın bunları öğrenmesi ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e mutabaat yapması gerekir. Böylece, dünyada ve ahirette felaketlerden, sıkıntılardan kurtulmak ve o iki cihan efendisinin şefaatine kavuşmak nasip olur. Cömertliğin zıddı olan cimrilik; Allah-u Zülcelal’in gazabına sebep olan çirkin bir sıfattır. Bu sıfat, sahibini hem dünyada hem de ahirette perişan eder.
Efendimiz (sav)’in Allah sevgisiSağlam rivayetlerde şöyle bildirilmektedir: “Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem geceleri o kadar uzun süre kıyamda dururdu ki, mübarek ayakları şişerdi. Bunu gören bazı sahabe: “Ey Allah Resul’ü, Allah seni zaten bağışlamıştır. Bu kadar eziyete niçin katlanıyorsunuz?” deyince Hz. Peygamber (sav): “Ben de Allah’a çok şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu. (Buhari, Müslim)

Bazı alimler şöyle demişlerdir: “İnsanlar, Hz. Peygamber (sav)’in o kadar fazla ibadet edişini Allah korkusundan sanıyorlardı. Çoğuna göre O, günahtan arındırılmış olduğu için böylesine ağır ibadetlere katlanmak zorunda değildi.
Hz. Peygamber (sav) verdiği cevapla bu şüpheyi gidererek, bunun sebebinin Allah korkusu olmayıp, Allah sevgisi olduğunu bildirmiştir.”

Yine rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) geceleyin kalkar, ara sıra dua ve niyazda bulunur, bazen mezarlığa gider ve: “Gece yarısının sessizliğinde Allah Teala (rahmetiyle) dünya semasına iner.” buyururdu. (Buharı, Müslim, İbn Mace)

Hz. Peygamber çoğu zaman şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Senden sevgini ve seni sevenlerin sevgisini ve senin sevgine ulaştıracak ameli talep ediyorum. Allah’ım! Senin sevgini nefsimden, ailemden, malımdan, soğuk sudan daha sevimli kıl.” (Tirmizi)

İşte Hz, Peygamber (sav) böyle dua etmiş ve Allah-u Teala’dan sevgisini ve Allah’ı sevenlerin sevgisini talep etmiştir. Biz de Hz. Peygamber (sav)’e mutabaat yaparak, Allah-u Zülcelal’den sevgisini ve O’nu sevenlerin sevgisini istersek, inşallahu teala bizlere bu sevgiyi verecektir.

Kaynak: Seyda Muhammed Konyevi (ks), Örnek İnsan ‘Hz. Muhammed (sav); Reyhani Yayınları, Konya.

eXTReMe Tracker
XML-Sitemap
ValidRank Button
google sohbet Sohbet Odaları sohbet Yozgat kayseri sohbet mekke indir video izle ödev indir şarkı sözleri


islam kadını | islamda kadın | kadınca | islami kadın | islami | kadınca
hersey promosyon canta komik youtube videolari Domain link degisimi