Aşk Nedir diyene
Posted on February 11, 2010 | Filed Under Sizden Gelenler | Leave a Comment
Aşk Nedir diyene, gül vermek yeterli
Gülü Gül ile sevmek, Gül kadar değerli
Hayatın anlamı, Gülün yağrağında gizli
Sevginin anlamı gül, gülsüz dünya kederli Read more
güzelliğin zekatı…
Posted on February 6, 2010 | Filed Under Ahlak | Leave a Comment
Sende olan… Sana kalan…
Posted on February 6, 2010 | Filed Under Hayatin Icinden | Leave a Comment

Sepet denize dalmisken sanir ki, denizin hepsi içindedir.
Sanir ki, denizden aldigi kendine kalacaktir.
Sepet dedigin, teni delik desik bir kaptir, su tutmaz.
Denizden basini çeker çekmez suyunu yitirir, kuru kalir.
Sen sen ol, “doydum” deme. Sen sen ol, “oldum!” deme.
Sana düsen hep denizde kalmaktir.
Sende olan denizdendir ama deniz degildir.
Sende olanin sende kalacagini sanma.
Sana düsen, kendini doldurmak degildir.
Denize dal ve orda kal yeter.
Gönlü Rasulullah “aleyhisselam” aşkıyla dolu bir kadın
Posted on February 6, 2010 | Filed Under Hayatin Icinden, Örnek ve önder hanimlar | Leave a Comment
Bundan 26 yıl evvel, küçük bir kasabada devlet hizmetinde doktorluk yapıyordum. Kasabaya gelişimden 6 ay sonra 5 evlâdını harp meydanlarında şehid vermiş Hüsniye Nine ile tanıştım. Hüsniye Nine, kızının çamaşır yıkayarak kazandığı üç beş kuruş ile geçiniyordu. Kasabanın müftüsü bana Hüsniye Nine hakkında şunları söylemişti:
-”Bu muhtereme kadın bir iki küçük süre ve fatiha’dan başka Kur’ân’dan bir şey bilmez para verirsin, almaz. Kendi kazancı ile aldığı ekmeği suya batırarak yer, ama hakiki bir müminedir 0.
Kasabanın zenginleri nedendir bilinmez şefkat ve yardımda kolları kısa idi. Bu muhtereme kadına yardım edecek devlet kurumları da kasabada yoktu.
En Sevgilinin Sünneti
Posted on January 24, 2010 | Filed Under Ayet & Hadis, Dini bilgiler, Efendimiz s.a.v., Hayatin Icinden, Kissa | Leave a Comment
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“ Namazı kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah’ın katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür.” (Bakara, 110)
Rasûlullah (sav) buyuruyor:
“Size iki şey bırakıyorum. Onlara sıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmazsınız: Allah’ın kitabı ve Resûlü’nün sünneti..” (Mâlik, Muvatta’, Kader 3)
İki gözleri âmâ bir zat, cemaate daima devam eder, Rasûlullah (sav)’in bu sevgili sünnetini terk etmezdi. Günlerden bir gün cemaate giderken, bir çukura düşüp, başı yarıldı. O perişan haliyle eve döndüğünde, ailesi ona:
“-Be adam. Gözün görmez. Cemaat sana vacib değildir. Evinde namazını kılsana!” dediğinde.
“-Rasûlullah (sav)‘in sünneti için değil başım, vücudum paramparça olsa, bu sünneti terk etmem. Baş gözüm kör olduysa; kalb gözüm kör değil ya!” diye cevap verdi.
O gece rüyasında Rasûlullah (sav) âmâya:
“-Ailenle niçin münâkaşa ettin?” diye sual eylediklerinde:
“-Ya Rasûlullah (sav) senin sünnetinden dolayı münakaşa ettik,” dediler.
Bunun üzerine Rasûlullah (sav) mübarek elleriyle âmânın gözlerini sıvayıp, gözlerinin nuru kendisine iade olundu. Sabahleyin kalktığında; artık âmâ değil basîr idi, gözleri görüyordu.
« go back — keep looking »


