Kuruyemişler şifa kaynaği
Kuruyemişler günlük beslenmemizde belirgin bir rol oynamazlar. Oysa besin değerleri çok yüksektir. Son yıllarda popülerleşen, beslenme uzmanları ya da diyetisyenlerin önerdikleri mönülerde mutlaka kuruyemişe yer veriliyor. Çünkü içerdikleri besin değerleri metabolizma için son derece yararlı. Kuru dut, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir gibi birçok meyvenin kurusu mevsimindeki taze hallerine göre daha fazla enerji veriyorlar. Bu tür kurutulmuş meyvelere Anadolu'da "kak" adı veriliyor. Bulmacalardan da biliyoruz bunu tabi ki:)
Yurt dışında çok itibar gören bu ürünlerin, Türkiye'de bol miktarda üretilip ihracı gerçekleştiriliyor. Bir de taneli kuruyemişler diye kendimizce sınıflandırabileceklerimiz var. Hani tazeyken bile kuruymuş gibi duranlar: Ceviz, fındık, fıstık, badem... Taneli kuruyemişlerin besin değeri diğerlerine göre daha fazla oluyor. Bunlar bitkinin tohumları olduğu için, bitki kendi soyunun devamını sağlayacak bu tohumlara olabildiğince fazla enerji yüklüyor. Bu durumda genelde yılbaşlarında ve bayramlarda ya da maç seyrederken aklımıza gelen kuruyemişleri daha çok tüketme devri başlıyor. Aşırıya kaçmamak şartıyla elbette. Uzmanlar midenin kazındığı öğün aralarında bir avuç fındık, 4-5 ceviz içi yemenin hem enerji verdiğini hem de açlığı giderdiğini belirtiyorlar.
Vejetaryenler yaşadı
Kuruyemişler vejetaryenler içinde de önem taşıyor. Hayvansal proteinin yerine geçebilecek kalitede bitkisel protein imdada yetişiyor. Fındık, badem, ceviz ve fıstık gibi besin maddelerinde E vitamini bulunuyor. Bağışıklık sistemi ve hücrelerin yenilenmesi için önem taşıyan bu vitamin kuruyemişleri daha da değerli kılıyor. Son yıllardaki sağlıklı beslenme trendi bu tür kuruyemişlerin öğünlere, en azından salatalara girmesini sağladı. Yine de saydıklarımızın besin değerlerine kısaca bir değinelim.
Fındık
Önce içeriğinde neler var, bir sayalım. Her şeyden önce yağ, protein ve karbonhidrat açısından zengin. Kalsiyum, fosfor, Bl, B2, B6 ve E vitaminleri taşıyor. B grubu vitaminleri kan yapımı ve ruhsal sağlık için çok önemli. Fındığın içeriğine bakınca gelişme çağındaki çocuklar için ne kadar önemli olduğunu görebiliriz. Alyuvarların parçalanmasını önlediğinden kansızlığa karşı koruyucu bir etkisi de var fındığın. Kemik ve dişlerin oluşumunda ihtiyaç duyulan kalsiyum, kan yapımında kullanılan demir içeren en iyi bitkisel kaynaklardan. Fındıktaki yüksek oranda bulunan doymamış yağ asitleri ise vücudun ısısını korumaktan yağda eriyen vitaminlerin taşınmasına kadar birçok işe yarıyor. Kandaki kolesterolün yükselmesini önlediği gibi kalp ve damar hastalıklarına karşı da korunma anlamına geliyor. Fındığın anavatanının Karadeniz kıyıları, Trakya ve Makedonya olduğu biliniyor. Dünya fındık üretiminin yüzde 75 kadarı Türkiye'den karşılanıyor. Yaklaşık 80 ülkeye fındık ihraç ediyoruz.
Ceviz
Ceviz özellikle kırsal kesimde kış aylarında vazgeçilmez bir besin. Cevizin sağlıklı yaşam için önemli bir besin olmasının nedeni içindeki mineral, vitamin, antioksidanlar ve doymamış yağ asitlerinden kaynaklanıyor. Kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisi, cevizin adeta ilaç olarak önerilmesine yol açıyor. Özellikle kandaki iyi kolesterol olarak adlandırılan HDL'yi yükseltmesi, kötü kolesterol olarak bilinen LDL ve trigliserid düzeyini düşürücü etkisinin önemi vurgulanıyor. Yetişkinlerin günde bir avuç ceviz tüketmeleri öneriliyor. Yemek öncesi yenen cevizin tokluk hissi sağladığını da ekleyelim.
Badem
Acı ve tatlı olarak iki çeşidi bulanan badem, yüzde 50 oranında yağ barındırıyor. Anavatanı Asya. Genellikle pasta ve tatlılarda kullanılıyor. Bilim adamları bademin kandaki kötü kolesterolü düşürerek kalbi koruduğunu söylüyor. Tuz ve yağ ile işlenmemiş çiğ bademi günlük kalori miktarını aşmadan tüketmekte fayda var. Çünkü 100 gram badem 581 kalori içeriyor. Aynı miktar bademde yüzde 20 oranında protein ve çok az da şeker bulunuyor.
Fıstık
Diğer yağlı tohumlar gibi yer fıstığı da kalori ve protein açığını karşılamak için önemli bir besin. Kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi mineraller, A, B ve E vitamini açısından son derece zengin olan fıstık vücudun alması gereken yağ asitlerinin 8 tanesini tek başına karşılayabiliyor. Kan şekerini düzenleyen ve kolesterolün yükselmesini önleyen oleik asit bu özelliği ile kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etki yapıyor. Fıstık ise bunu en çok sağlayan besinlerden biri olarak uzmanlarca öneriliyor. Bunlara ek olarak enfeksiyonlara karşı direnci artırıyor, kanın pıhtılaşmasını önlüyor, içerdiği potasyum ile kasların sağlıklı yapısını korumasını sağlıyor.
Ceviz, insanlar içindir!
Kainatta pek çok bitki ve meyvenin insana nasıl hizmet ettiğini biliyoruz. Buna çok çarpıçı bir örnek vermek istersek elimize bir ceviz almalı ve onu dikkatle incelemeliyiz.
Cevizin anatomisi
Henüz ağacından yeni kopartılmış taze bir cevizin en dışında, yeşil ve ince bir kabuk bulunur. Bu yeşil kabuğun hemen altında çok sert bir başka kabuk vardır.
Kabuğu kırdığınızda ise meyvenin asıl kısmını çepeçevre kuşatan ince bir zar ile karşılaşırsınız. Onun altında ise tartışmasız bir şekilde insan beynine benzeyen meyvesi vardır.
Ceviz dışındaki yeşil kabuğu ile kafa derisine, sert kabuğu ile kafatasına, içindeki ince zar ile beyin zarına, asıl meyvesi ile de beyne benzeyen harika bir gıdadır. Tıpkı beyin gibi iki yarım küre şeklinde yaratılan cevizin beyin ile olan ilişkisi bundan ibaret değildir.
Ben beyin için yaratıldım
Ceviz, hem görünüşüyle, hem de kimyasal yapısıyla, adeta "Ben beyin için yaratıldım!" demektedir.
Meyveler arasında içeriğinde Gümüş iyonu taşıyan sadece cevizdir. Bu gümüş iyonuna insan bedeninde ihtiyaç duyan tek organ da beyindir.
Böyle bir hikmeti görmezlikten gelenlere ya da bütün bunların tesadüf eseri oluşmuş olduğunu söyleyenlere, bırakın bilim adamı demeyi akıl sahibi bir insan demek bile fazladır.
