Kızı ile damadının arasını bulup, dargınlıklarını gideriyordu
Sehl bin Sad, şöyle rivayet etmiştir: Resulullah, kızı Fatıma'nın evine geldi. Hz. Ali'yi evde bulamadı. Bunun üzerine Fatıma'ya; 'Amcamın oğlu nerede?' diye sordu. Hz. Fatıma, 'Aramızda bir şey oldu da darıldık. Bundan dolayı dışarı çıktı ve gündüz uykusunu benim yanımda uyumadı.' dedi. Resulullah birine; 'Bak, nerede?' dedi. O adamda gidip geldi ve 'Ya Resulullah, o mescitte uyuyor.' dedi. Resulullah gitti, baktı ki Ali yan tarafında yatmış, ridası bir yandan sıyrılmış, vücudu toprağa bulanmış haldeydi. Resulullah; 'Ey Eba Turab, kalk!' diye toprağı Ali'nin bedeninden silmeye başladı. [Buhari]
Birlikte Hz. Ali'nin evine gittiler. Sahabeler, Hz. Peygamber'in birkaç saat sonra neşeli olarak evden çıktığını gördüler. Sahabeden birisi sebebini sorunca; 'Nasıl sevinçli olmayayım, en aziz olanlarımı barıştırdım.' buyurdu.
Bu olayda Hz. Peygamber'in Hz. Ali ile Hz. Fatıma'nın arasını düzelttikten sonra kendisine iki cihanın en güzel nimetleri verilircesine sevinmesi evli çiftlerin arasını bulmanın hem manevi yönüne hem de psikolojik faydasına işaret etmektedir. Aile büyüklerine düşen görev, çiftler arasında sevgi ve saygı bağını geliştirmektir.