Çürük Bayramlar
Posted on February 27, 2008 | Filed Under Siirler
Duvarı nem, insanı gam yıkarmış,
Anlamak insan olana erdem,
Haydi uyan artık içi kabarmış
Vurdum duymaz gafillere ne tasa ne elem.
Bin kez bile desem.
Çürük güller topladın mı hiç hayatında,
Bülbülün ölüşünü,
Yuvanın çöküşünü gördün mü?
Ya çocukların boynunun bükülüşünü,
Kefen sardın mı hiç,
Mezar kazdın mı?
Gelinlik kızın kaza kurşunuyla can verdi mi bir gece
Sokaklarda maçtan çıkan bir yığın hergele.
Kalem kıran hakime kalem aldın mı hediye,
Kuzgunun ölüsünü gömüşünü seyrettin mi.
Gökten vahiy nasıl gelmiş düşündün mü hiç,
Kime gelmiş,
Kimden gelmiş,
Kim yaşıyor bu alemde,
Ve gelen kitaplarda ne denmiş.
Musa’ nın asası ağaç,
Salih’in devesi deve.
Yusuf’un düştüğü kuyu,
Bizim evdeki gibi işte.
Yıldızlar niye kayar,
Dünyamız niye döner,
Gökyüzü kime güler düşündün mü hiç,
Gökyüzünde açan güller gördün mü?
Peygamberi taşlayan kafirler,
Halifeleri hançerleyen eller
Güldüler.
Ağlayan hançer gördün mü hiç hayatında
1000 yıldır?
Çöpe atılan cenin ve
Kuma gömülen kızı,
Hem de diri diri.
Dinledin mi
Onların dilinden hiçbir şeyi?
Şarabın itiraflarını dinledin mi şişeden,
Ve koparılışını dalından
Üzüm olduğuna şükrederken.
Yetimhanede yattın mı bir gece,
Bayramı hapiste geçirdin mi hiç,
Yare, göz koyanla
Selam yollamak zorunda kaldın mı? Çaresiz.
Ateş olup yaktın mı düştüğün yeri,
Ve sevindin mi,
Yakamadığına İbrahimleri.
Çöllerde serap gördün mü hiç
Ateşten…
Kutuplarda yandın mı ya da üşüyüp…
Çürük insanlarla,
Çürük gecelerde,
Çürük otlar yaktın mı
Yüreğinle beraber…
Çürük umutlar besledin mi.
Çürük ot kokularında.
Ve çürük Bayramlar yaşadın mı… ÇARESİZ…
Alıntı
Comments
Leave a Reply