Çocuğunuzla iletişim kurun
Çocuğunuza sizden ne bekliyor sordunuz mu? Bir konu hakkında tavsiyenizi mi, sessizce kendisini dinlemenizi mi, yoksa bir probleminin çözümünü mü istiyor? Çocuğunuzun ne istediğini öğrenmek ister misiniz?
Çocuğunuz için müsait olun
* Çocuğunuzun ne zaman konuşmaya uygun olduğunu tespit edin (örneğin, yatma zamanında, yemekten önce, arabada) ve onunla konuşmak için o zamanlarda kendisine müsait olun.
* Konuşmayı siz başlatın; bu davranış onun hayatında olup bitenlerle ilgili olduğunuzu hissettirir.
* Her hafta çocuklarınız ile birebir yapabileceğiniz bir aktivite bulmaya özen gösterin ve bu sürede başka bir iş yapmaktan kaçının.
* Çocuğunuzun ilgi alanlarını öğrenin (örneğin, favori müzikleri ve aktiviteleri) ve ilgilendiğinizi gösterin.
* Konuşmaya direk soru sormak yerine, kendi düşüncelerinizi ifade ederek başlayın
Onu dinlediğinizi bilsin
* Çocuğunuz korkuları hakkında konuşurken ne iş yapıyor olursanız olun bırakın ve dinleyin.
* Söylediklerine büyüklük taslamadan, içtenlikle ilgi gösterin.
* Anlaşılması imkansız gibi gelse de onların açısından görmeye çalışın.
* Tepki ya da karşılık vermeden önce, sözlerini bitirmelerine izin verin.
* Çocuğunuzun sözlerini tekrar ederek doğru anladığınızdan emin olun.
Bebeğinizin zekasını geliştirin
Göz kontağı kurun: Yeni doğan bebeğinizin gözlerinin tamamen açık olduğu o kısa sürelerin avantajından yararlanın ve gözlerinin içine bakın. Size her baktığında, belleğini biraz daha oluşturur.
Sürekli konuşun: Alabileceğiniz tek karşılık, boş bir bakış olacak ama çocuğunuz konuşmaya istekli gibi göründüğü zamanlarda konuşmanıza kısa aralıklar vermeyi unutmayın. Kısa bir süre sonra, diyalogların ritmini ve boşlukları anlamaya başlayacak.
Yansımanızı izletin: Bebeğinizin 6 aydan sonra aynada kendisine bakmasını sağlayın. İlk başta, yalnızca tatlı bir başka bebeğe baktığını düşünebilir ama "diğer" bebeğin kollarını hareket ettirmeye ve gülümsetmeye bayılacaktır.
Ayaklarını gıdıklayın: Aslında, her yerini gıdıklayın. Espri anlayışı geliştirmenin ilk adımı gülmektir. Ayak parmaklarından çenesine kadar "Geliyor geliyor..." ya da "Seni yakalayacağım" oyunları oynayın
Manzarayı paylaşın: Bebeğinizi pusetine ya da ana kucağına koyun ve birlikte yürüyüşlere çıkın. Yürürken ona etrafta olup biteni anlatmayı unutmayın. Çocuğunuza böylelikle sonsuz bir kelime hazinesi kazandırmış olursunuz.
Sesler çıkartın: Bebeğiniz, sizin değişen tonlarda sesler çıkararak yaptığınız sevimli bebek konuşmalarından büyük keyif alır.
Rutinleri sindirtin: Mesela bez değiştirme süresini en iyi şekilde kullanın. Bebeğinizin altını yavaşça değiştirin. Rutininizi anlayabilmesi ve yeni kelimelere aşina olabilmesi için o sırada neler yaptığınızı bebeğinize de anlatın.
Alışverişe gidin: Marketteki yüzler, sesler ve renkler bebeğinizin çok iyi vakit geçirmesini sağlayacak.
Matematiksel zekasını geliştirin: "Şimdi kapıyı açacağım" diyerek, ona neden-sonuç ilişkisini öğretmiş olursunuz.
Onu şaşırtın: Her fırsat bulduğunuzda, hafifçe bebeğinizin yüzüne, koluna ya da göbeğine üfleyerek, onu sevindirin. Nefes verişinizi örnek olarak gösterin ve tepkisini, taklit etme çabasını izleyin.
Kitap okuyun: Araştırmalar, sekiz aydan itibaren bebeklerin bir hikayeyi iki ya da üç kez dinledikten sonra, içindeki kelimeleri öğrenmeye başladıklarını gösteriyor.
Yemeğine dokunabilmeli: Hazır olduğunda, farklı yiyeceklerin tadına bir de parmaklarının bakmasına izin verin. Üretkenliği gelişir.
Yer çekimi kanununu öğrensin: Bebeğiniz durmaksızın mama sandalyesinden aşağı bir şeyler atıyor ve siz de artık deliye dönmeye başladıysanız unutmayın, yalnızca yerçekimi kanununu öğreniyor.
Engellere alıştırın: Koltuk minderlerini, yastıkları, oyuncakları yere serpiştirin ve bebeğinize bunların nasıl üstünden ya da altından emekleyerek geçebileceğini gösterin. Böylelikle motor becerilerinin gelişmesine katkı sağlamış olursunuz.
Onu taklit edin: Bebeğiniz büyüdükçe, yaptığı her şeyi sizin de tekrarlayıp tekrarlayamadığınızı görmek için garip sesler çıkarmak, geriye doğru emeklemek ya da gülmek gibi aktivitelerle tüm üretkenliğini sergileyecek. Komik suratlar da yapın.
Güven duygusunu artırın: Çocuğunuza iki seçenek arasında seçim yapma olanağı tanıyarak güven duygusunu artırın.
Saymayı öğretin: Yüksek sesle saymayı alışkanlık haline getirirseniz, kısa süre sonra o da size eşlik etmeye başlayacaktır.
Televizyonu kapatın: Televizyonun ne kadar eğitici ya da beynini uyarıcı olabileceği önemli değil; bebeğinizin her şeyden çok birebir etkileşime ihtiyacı var.
Birkaç püf noktası
* Çocuğunuza sizden ne beklediğini sorun: bir konu hakkında tavsiyenizi mi, sessizce kendisini dinlemenizi mi, duyguları konusunda yardım etmenizi mi yoksa bir probleminin çözümünü mü?
* Çocuklar taklit ederek öğrenir, dolayısıyla nasıl bir örnek olduğunuza dikkat edin. Çünkü çocuklar öfkenin nasıl kontrol edildiğini, problemlerin nasıl çözüldüğünü yada negatif duygular ile nasıl başedildiğini size bakarak öğrenir.
* Çocuğunuz ile konuşun—ders vermeyin, eleştirmeyin, tehdit etmeyin yada duygularını incitecek sözler sarf etmeyin.
* Çocuklar kendi seçimlerinden öğrenir. Sonuçları tehlikeli olmadığı sürece onun yerine karar almaktan kaçının. Bırakın kendi kararlarını kendi almayı öğrensin.
* Çocuğunuz sorunun sadece küçük bir kısmını anlatarak sizi test ediyor olabilir. Ne söylediklerini dikkatle dinleyin, daha fazla konuşmak için cesaretlendirin ve bütün hikayeyi duymadan peşin yargıya varmayın.
Ebeveyn olmak sorumluluktur!
Dinlemek ve konuşmak çocuğunuz ile sağlıklı bir ilişki kurabilmenin en önemli anahtarıdır. Başka sorunlarla uğraşırken çocuklarla sağlıklı bir iletişimi korumak zor olabilir fakat kendi sorunlarınızın çocuğunuzun yaşadıklarından daha önemli olduğunu düşünmeyin. Çocuklar karşılaştıkları sorunlarla baş etmek için gereken bilgi ve beceriye sahip değiller dolayısıyla onların yaşadığı sorunları küçümsemeyin.
Anlayabileceği şekilde cevap verin
* Gereksiz sert tepkilerden kaçının; eğer en önemsiz konularda bile kızgın ya da savunmada görünürseniz çocuklar iletişim kapılarını kapatırlar.
* Kendi düşüncelerinizi ifade ederken, çocuğunuzunkileri değersiz göstermeyin; farklı fikirlere sahip olmanın kötü olmadığını ve onun düşüncelerine de saygı gösterdiğinizi hissettirin.
* Kimin haklı olduğunui etme duygunuza engel olun. Onun yerine "Bana katılmadığını biliyorum ama ben böyle düşünüyorum" diyerek yaklaşın.
* Konuşma sırasında kendi duygularınız yerine çocuğunuzun duygularına konsantre olun.

Emeginize saglik …bu yazinizi okuduktan sonra fikirlerim tamamen deyisti artik daha farkli daha nazik yaklasmaya calisacagim ogluma..Allah sizden razi olsun..