Geceyi verme, gündüzü arama…
Posted on January 21, 2010 | Filed Under Hayatin Icinden, Hikayeler, Kissa | Leave a Comment
“Ey can!
Haberin var mı? Senin dertlerle, kederlerle harap olmuş,
yıkılmış gönlünde, Hakk’ın gizli bir hazinesi vardır.
Aklını başına al da, şu yıkık gönül köyünü,
Bağdad şehri ile bile değişme!
Allah’a yemin ederim ki,
senin şu karanlık gecen, yüzlerce gündüzden daha iyidir.
Geceyi verme, gündüzü arama!”
Hz. MEVLÂNÂ
( Dîvân-ı Kebir )
Demiş
Posted on January 12, 2010 | Filed Under Hikayeler, Kissa | Leave a Comment
Kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç kıl saç görmüş…
“Hımm” demiş, “Galiba bugün saçımı örgü yapacağım…”
Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş!
…
Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış, kafasında iki tel saç kalmışmış….
“Hımmm” demiş, “Bugün saçımı ikiye ayıracağım…”
Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş..
…
Bir ertesi gene kalkmış, aynaya bakmış, kafasında tek tel saç var.
“Tamam, tamam” [...]
Sandığını iyi doldur
Posted on January 12, 2010 | Filed Under Dini bilgiler, Hikayeler, Kissa | Leave a Comment
İmam-ı Gazali hazretlerinden:
İyi bil ki,bir gün;
gece ve gündüzü ile 24 saattir.
Kıyamet gününde insanoğlunun önüne
her gün için yirmi dört tane kapalı kutu getirilir.
Kutunun birini açıp o saate yaptığı amellerin mükafatı olarak,
içinin nur ile dolu olduğunu görünce,
Allah’ın lütfunu düşünerek kul öyle sevinir ki,
bu sevinci cehennem halkı arasında paylaşılsa,
cehennemin acısını duymaz olurlardı.
İkinci kutuyu açtığında,
bundan karanlık ve pis kokular [...]
BİR MASAL GİBİ
Posted on January 23, 2009 | Filed Under Hikayeler | Leave a Comment
Dondurucu soğukta bir an önce evime varabilmek için
hızla yürürken, ayağımın ucunda bir cüzdan gördüm..
Hemen aldım. Sahibini gösteren bir kimlik vardır diye
acele acele açtım.. İçinde üç dolar ve sararıp kat yerleri
yıpranmış eski bir zarftan başka bir şey yoktu…
Sol üst köşede yalnızca gönderenin adresi, alıcı adresi
yerinde bir posta kutusu numarası vardı. Bir ipucu
bulabilmek belki biraz da merakımı [...]
Mavi Kurdele
Posted on April 8, 2008 | Filed Under Hikayeler | Leave a Comment
New York’ta yaşayan bir öğretmen, Lise son sınıftaki öğrencilerinin “diğer insanlardan farklı özelliklerini” vurgulayarak onurlandırmaya karar vermiştir. California’dan, Helice Bridges tarafından geliştirilmiş süreci kullanarak, her bir öğrencisini teker teker tahtaya kaldırır.
İlk önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar özel ne kadar özel olduklarını belirtir. Sonra her birine üzerinde altın harflerle “Siz çok önemlisiniz” [...]
keep looking »