Bebeklerin Zekasi
Posted on January 23, 2008 | Filed Under Cocuk & Egitim
Bebeklerimiz bizlere Rabbimizin birer emaneti. Bu emanetlere çok güzel bir şekilde eğitim vermemiz gerektiğini biliyoruz. Bunu sağlamanın yollarını sizlere aktarmaya gayret gösteriyoruz. Pek tabi bunları sunarken şunu da hatırlatmayı ihmal etmiyoruz: Emanete, emanet gibi davranmalıyız. Emaneti gönlümüze bağlamadan…
Kitap okuyun: Araştırmalar, sekiz aydan itibaren bebeklerin bir hikayeyi iki ya da üç kez dinledikten sonra, içindeki kelimeleri öğrenmeye başladıklarını gösteriyor.
Cee-eee oynayın: Saklanma ve bulunma maskaralıklarınız bebeğinize birkaç gülücükten daha fazlasını katar. Bebeğiniz böylelikle objelerin kaybolabileceğini ama sonra yine geri gelebileceğini öğrenir.
Yemeğiyle oynamasına izin verin: Hazır olduğunda, farklı yiyeceklerin tadına bir de parmaklarının bakmasına izin verin. Böylece üretkenliği gelişir.
Yerdekileri toplayın: Bebeğiniz durmaksızın bir yerlerden aşağı bir şeyler atıyorsa ve siz de artık deliye dönmeye başladıysanız unutmayın, yalnızca yerçekimi kanununu öğreniyor. Engelli bir yol hazırlayın: Koltuk minderlerini, yastıkları, oyuncakları yere serpiştirin ve bebeğinize bunların nasıl üstünden ya da altından emekleyerek geçilebileceğini gösterin. Böylelikle motor becerilerinin gelişmesine katkı sağlamış olursunuz. “Beni yakalayamazsın” oynayın: Bazen hızlanıp bazen yavaşlayarak evin içinde dizlerinizin üstünde gezinin ve sizi takip etmesini sağlayın. Onu taklit edin: Bebeğiniz büyüdükçe, yaptığı her şeyi sizin de tekrarlayıp tekrarlayamadığınızı görmek için garip sesler çıkarmak, geriye doğru emeklemek ya da gülmek gibi aktivitelerle tüm üretkenliğini sergileyecek. Komik suratlar da yapın. Patron olmasına izin verin: Çocuğunuza iki seçenek arasında seçim yapma olanağı tanıyarak güven duygusunu artırın. Her şeyi sayın: Yüksek sesle saymayı alışkanlık haline getirirseniz, kısa süre sonra o da size eşlik etmeye başlayacaktır. Televizyonu kapatın: Televizyonun ne kadar eğitici ya da beynini uyarıcı olabileceği önemli değil; bebeğinizin her şeyden çok birebir etkileşime ihtiyacı var. Hafıza oyunları oynayın Bebeğinizin hayatında önemli olan insanların fotoğraflarını çekin ve her birinden iki kopya çıkartın. Elinizde birbirine eşlenebilir bir dizi oyun kağıdınız olmuş olacak. Hepsini açık biçimde yere yerleştirin ve birbiriyle aynı olanları eşleştirmesine yardımcı olun. Bebeğiniz büyüdükçe, oyunu fotoğrafları ters biçimde yere koyarak geliştirebilirsiniz. Farklı şeyler giyin: Yazın ortasında bere, atkı ya da eldiven takın. Kendinizi “miş” gibi durumlarda düşünün ve üretkenliğinizin sizi alıp götürmesine izin vererek bebeğinizin tepkilerini ölçün. Ona görev verin: Küçük çocuklar, çamaşır makinesine konacak siyahları ve beyazları ayırmak gibi küçük işleri kolaylıkla yapabilirler. Harflere yoğunlaşın: Öğretici olmaya çalışmaksızın, belli bir süre bir harfi vurgulayacak şekilde konuşmaya çalışın. Örneğin; bir hafta süreyle, kahramanının adının A harfi ile başladığı kitaplar seçin. Ya da masadaki yiyeceklerden bahsederken aynı harflerle başlayanları arka arkaya söyleyin.
Şakalar yapın, onu güldürün… Aynı oyuncaklarla oynamasını sağlayın: Bir kutunun içine bebeğinizin artık yüzüne bakmamaya başladığı, oynamaktan sıkıldığı oyuncakları yerleştirin. Bir süre sonra onlarla nasıl daha başka oyunlar oynadıklarını görmek sizi de onu da şaşırtacaktır. Duygularınızdan bahsedin: Uyku vakti geldiğinde, çocuğunuza bugün onu neyin üzdüğünü ve neyin mutlu ettiğini sorun. Ona ipuçları verin: “Şimdi kapıyı açacağım” diyerek, ona neden-sonuç ilişkisini öğretmiş olursunuz. Bebeğinizi şaşırtın: Her fırsat bulduğunuzda, hafifçe bebeğinizin yüzüne, koluna ya da göbeğine üfleyerek, onu sevindirin. Nefes verişinizi örnek olarak gösterin ve tepkisini, taklit etme çabasını izleyin.
Göz kontağı kurun Yeni doğan bebeğinizin gözlerinin tamamen açık olduğu o kısa sürelerin avantajından yararlanın ve gözlerinin içine bakın. Size her baktığında, belleği biraz daha oluşur inşallah. Sürekli konuşun: Alabileceğiniz tek karşılık, boş bir bakış olacak ama çocuğunuz konuşmaya istekli gibi göründüğü zamanlarda konuşmanıza kısa aralıklar vermeyi unutmayın. Kısa bir süre sonra, iletişimlerin ritmini ve boşlukları anlamaya başlayacak. Mimikler yapın: Araştırmalar, yeni doğan bebeklerin daha iki günlükken bile basit yüz hareketlerini taklit edebildiklerini gösteriyor. Ayaklarını gıdıklayın: Aslında, her yerini gıdıklayın. Espri anlayışı geliştirmenin ilk adımı gülmektir. Ayak parmaklarından çenesine kadar “Geliyor geliyor…” ya da “Seni yakalayacağım” oyunları oynayın Manzarayı paylaşın: Bebeğinizi pusetine ya da ana kucağına koyun ve birlikte yürüyüşlere çıkın. Yürürken ona etrafta olup biteni anlatmayı unutmayın. Çocuğunuza böylelikle sonsuz bir kelime hazinesi kazandırmış olursunuz. Coşun: Bebeğiniz, sizin değişen tonlarda sesler çıkararak yaptığınız sevimli bebek konuşmalarından büyük keyif alır. Şarkı söyleyin: Öğrenebileceğiniz kadar fazla melodi öğrenin ve onlara bebeğinizle yaşadığınız günlük hayatınızdan sözler uydurun. Vakit kıymetlidir: Mesela bez değiştirme süresini en iyi şekilde kullanın. Bebeğinizin altını yavaşça değiştirin. Rutininizi anlayabilmesi ve yeni kelimelere aşina olabilmesi için o sırada neler yaptığınızı bebeğinize de anlatın. Alışverişe gidin: Marketteki yüzler, sesler ve renkler bebeğinizin çok iyi vakit geçirmesini sağlayacak.
Comments
Leave a Reply
