Kabir Duasi
Posted on March 2, 2010 | Filed Under Sizden Gelenler | Leave a Comment
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Esselamü aleyküm ey kabir ehli,
Ve aleyna aleykümselam
Yüce Rabbim cümle günahlarımızı af eyleye
Ey bu dünyada bizden önce yaşayıpda göçenler
Allah’ın rahmeti cümlenizin üzerine olsun
Her canlı gibi bizlerde vakti gelince sizlere katılacaz
Kabirler ahir hayata açılan kapılardır,
Ahiret kapımızı yüce Allah, nuruyla aydınlatsın
İnşaallah, Allah bizlerede hayırlı ölüm nasip etsin
Arkamızdan gelen nesillerde bizlere rahmet okusun Allah’ım
Amel defterimizi kapatma Allah’ım
Eş dost toprak atıp gidince, beni Yalnız bırakma Allah’ım
Kabir sorgusunda, sorgu meleklerine,
Doğru cevaplar vermeyi banada nasip eyle Allah’ım Read more
MEVLİD KANDİLİ DUASI
Posted on February 26, 2010 | Filed Under Dualar | Leave a Comment
EÛZÜ BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTANİR-RACÎM, BİSMİLLAHİRRAHMANİRRRAHİM
Ya ilahel alemin
İlk yarattığın nur efendimizin nuruydu.
Sen onu var etmeden evvel gündüzün geceden,
baharın da kıştan farkı yoktu.
İyilikler, kötülüklerle iç içe;
akıl nefse yenik,
ruh da bedenin esiri idi.
O güzeller güzeli
Varlığın sırrını keşfedip akla yüksek hedefler gösterdi
düşünceye kapılar açıp
insanın ebedlere namzet olduğunu âlemşümul bir dille haykırdı.
Böyle bir elçiyi insanlığa bahşetmenden
Ve sayısız nice nimetlerinden ötürü
sana sonsuz hamd ü senalar olsun ya rabbi!
Hâmuş ve Bişrev
Posted on February 24, 2010 | Filed Under Sizden Gelenler | Leave a Comment
Hamuş!.. Dedi Mevlana kendisine Hamuş!… Yani Suskun!… Sustuğu yerde açıldı kapılar, önüne serildi ışıltılı kelimeler, kalbi duygular… Hamuş!.. dedi sustu Mevlana… Sustu ve kapandı karanlıklara… Karanlıklara Şems doğdu sonra… Baktı… Gördü… Adına Aşk dedi… Candan özge candan öte olana… Yaprakta tohumu, damlada okyanusu gördü sonra…
Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Sözün bittiği yerde, noktanın konduğu yerde susmuştum bütün kelimelerimi. Anlatmak yormuştu nazenin bedenimi… Anlaşılamamak ise en çok yüreğimi. Sustuğu yerde anlaşılmaktı belli ki bütün derdi…
Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Seni anlatmayan bütün kelimeleri susmuştum. Senle başlamayan bütün cümleleri bir bir bozmuştum. Şems ol da gel karanlıklarıma doğ diye ummuştum… Umutmuşsun!.. Unutmuşum!…
Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Suskunluğum verilene rıza göstermekti… “İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta” diye başlayan o tekerlemeye eşlik etmekti. İyi ve güzeli sana kötü ve çirkini kendisine seçmişti… Suskunluğun bedeli sadece bu seçimdi… Read more
Ask Dedigin elif gibi olmali
Posted on February 21, 2010 | Filed Under Sizden Gelenler | Leave a Comment

Aşk dediğin elif gibi olmalı, dümdüz, dosdoğru…
Aşk dediğin şın gibi olmalı, şeksiz, şüphesiz ve üç noktası özü, sözü, gözü anlatmalı…
Aşk dediğin kaf gibi olmalı, kaf dağı gibi ulaşılmaz erişilmez olmalı, iki zirvesi iki nokta gibi göğe uzanmalı, biri can biri canan olmalı… Hem kaf aşkın kalbidir onu çıkarınca gariye aş kalır mide kalır…
Aşk gönül işidir; gıdası cananın tebessümü, bir tatlı sözüdür…
Alemin var olma sebebi Aşk’tır, dünya Aşk ile döner, güneş her sabah Aşk’a gülümser, yıldızlar kara gecede Aşk’ı aydınlatır, yağmur bile Aşk’ı yeşertmek için yağar aleme… Read more
Mansur’a sordular
Posted on February 11, 2010 | Filed Under Sizden Gelenler | Leave a Comment
Hazreti Şeyh Hüseyn-i Mansuri Hallac (Kuddise Sırruhu)
Hz Mansur-ı Hallac kaddesallahu ruhahul aziz, aşık ve sadık idi. Hakayık ve dekayık içinde menendi yok idi. Nice meşayıh O’nun işini musaddak tutardı. Niceleri Onun işinde tekavvuf edip bir söz söylemezlerdi. Bir kısmı da küfre nisbet eylediler. Şeyh Abdullah Hafif, Ebul Kasım, Ebu Said, Ebul Hayr, Ebu Aliyyul Faremedi ve Ebu Yusuf-u Hamedani onun işini kabul ederlerdi. Üstad Ebul Kasım-ı Kuşeyri rivayet etmiştir:
“Eğer ol makbul-ı hak ise halkın reddi ıle merdud olmaz, eğer merdud ise halkın kabuliyle makbul olmaz.” Read more
keep looking »

